Her Hafta 1 Filozof

Platon’un İdeaları

Platon, Sokrates ile soru sorduğu insanlar arasındaki bir dizi diyalogu kaleme almıştır. Bunlar Platon Diyalogları olarak bilinir ve büyük felsefe eserleri olduğu kadar büyük edebiyat eserleridir.

Bu diyaloglar Sokrates’in nasıl biri olduğu, zeki ve insanı çileden çıkartan kişliği hakkında bir fikir ediniriz. Aslında o kadar da basit değildir, çünkü Platon’un Sokratesi’in gerçekten söylediği bir şeyimi yoksa Sokrates diye adlandırdığı bir karakterin ağzından kendi düşüncelerini mi aktardığını ayırt edemeyiz.

Çoğu insan dünyanın göründüğü gibi olmadığı düşüncesinin Sokrates’e değil de Platon’a ait olduğuna inanır. Platon, dünyanın gerçekten nasıl olduğunu sadece filozofların anladığını düşünür. Çünkü filozof duyularına dayanarak değil de düşüncesinin gücü ile gerçeği görmeye çalışır.

Bu fikri anlatmak için Platon bir mağarayı betimler. Bu hayali mağarada, yüzleri duvara dönük, zincirlerle bağlı insanlar vardır. Önlerinde gerçekte şeyler olduğuna inandıkları titreşen gölgeleri görebilirler. Gördükleri geçekte değil, arkalarında yanan bir ateşin önünde duran nesnelerin meydana getirdiği gölgelerdir.

Bu insanlar tüm hayatları boyunca bu gölgelerin gerçek olduğunu düşünürler. Sonra biri zincirlerini kırar ve dönüp arkasına bakar. İlk bakışında her şey bulanıktır. Ancak sonra nerede olduğunu görmeye başlar. Mağaradan sendeleyerek çıkar ve nihayet güneşe bakabilir. Mağaraya geri döndüğünde dünya hakkında söylediklerine kimse inanmaz. İşte zincirlerini kıran filozof görünüşlerin ötesini görür. Bu hikâye Platon’un İdealar Teorisi ile yakından bağlantılıdır.

Platon’un İdealar Teorisi ya da başka deyişle Formlar Teorisi’ne göre bir idealar evreni var. Burada her şey tekil ve eşsizdir. Evrendeki diğer her şey ise bu ideaların birer gölgesidir.

Sokrates’in ölümümün ardından Platon, öteki Sokratesçilerle birlikte Megara’ya (Antik Kent) gitmiş, bir süre orada kaldıktan sonra Atina’ya dönerek öğretim çalışmalarına başlar ve Akademeia’yı kurar. Okul adını Atina yakınlarındaki Akademeia adlı bir zeytinlikten alır. Platon ve öğrencilerinin bu zeytinlikte toplanarak matematik, doğa bilimleri ve en iyi yönetim biçimi gibi çeşitli konuları tartıştığı bilinir. Akademi’nin matematiksel ve akılcı bir düşünceyle temellendirildiğini, kapının girişindeki “Ageometretos medeis eisito!” (Geometri bilmeyen giremez!) yazısından anlayabiliriz.

Sokrates’in ölümümün ardından Platon, öteki Sokratesçilerle birlikte Megara’ya (Antik Kent) gitmiştir. Bu arada bir Sicilya seyahati sırasında korsanlar tarafından esir alınmış ve fidyesi arkadaşı (Kesin olarak kim olduğu bilinmiyor ama Arkhytas ya da Phaidon’dan biri) tarafından ödendikten sonra serbest kalmıştır. Atina’ya döndüğünde fidyeyi arkadaşına ödemek istemiş ancak arkadaşı ödemeyi kabul etmeyince bu para ile Yunan kahramanı Akademos’un mezarın yanındaki Akademeia adlı bir zeytinliği satın alarak Akademeia’yı kurar. Platon ve öğrencilerinin bu zeytinlikte toplanarak matematik, doğa bilimleri ve en iyi yönetim biçimi gibi çeşitli konuları tartıştığı bilinir. Akademi’nin matematiksel ve akılcı bir düşünceyle temellendirildiğini, kapının girişindeki “Ageometretos medeis eisito!” (Geometri bilmeyen giremez!) yazısından anlayabiliriz.

Haftaya Platon’un öğrencisi Aristoteles hakkında konuşacağız.

*Nigel Warburton’dan Felsefenin Kısa Tarihi kitabını okumanızı tavsiye ederiz. Yazıda bu kitaptan ve http://www.leblebitozu.com sitesinden alıntılar yer almaktadır.

Related Posts

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Herşeyolog