Uzay

NASA’nın Mars’a İnecek Olan InSight Uzay Aracı, Kızıl Gezegen’in Derinliklerini Araştırmak Üzere Fırlatıldı

Ajansın Mars’a inecek olan uzay aracı InSight, Cumartesi günü ABD Birleşik Fırlatma Birliği Atlas V roketinin tepesinde fırlatıldı. Burada yer alan bir rampadan Türkiye saati ile gece 12:05’te fırlatılan roket, bir süre sonra yoğun sislerin arasında kayboldu.

NASA’nın başına geçen ay geçen yeni müdür Jim Bridenstine, fırlatıştan sonra InSight takımını telefonla arayarak tebrik etti ve şöyle söyledi: “Bu büyük bir gün. Mars’a geri gidiyoruz. Bu sıradışı görev, birçok ilki içinde barındırıyor.”

InSight, şimdiye kadar Batı Kıyısından fırlatılan ilk gezegenlerarası görev olma özelliğini taşıyor. Ayrıca, Curiosity uzay aracı 2011 yılının Kasım ayında uzayın derinliklerindeki yolculuğuna başladığından beri, NASA’nın Mars yüzeyine iniş yapacak olan ilk aracı.

Eğer her şey plana uygun şekilde giderse, InSight yedi aydan biraz erken bir sürede, 26 Kasım’da, Mars ekvatorunun hemen kuzeyinde yer alan güzel ve düz bir ovaya konacak. Yerleşik araç, bir dizi kontrol yaptıktan sonra, gezegen keşfinin tarihinde hiç girişilmemiş olan bir göreve başlayacak.

NASA Başuzmanı Jim Green, fırlatma öncesinde 3 Mayıs Perşembe günü yapılan bir haber toplantısı sırasında şöyle söyledi: “InSight, bir başka karasal gezegenin içini araştıracak ve bize, çekirdeğin, mantonun, kabuğun boyutu hakkında bir fikir verecek; daha sonra bunu Dünya ile karşılaştıracağız. Bu, güneş sistemimizin kökenini ve bugün geldiği şekli anlamamız açısından temel bir öneme sahip.”

Rokette, evrak çantası büyüklüğünde iki uydu da bulunuyor ve onlar da Mars’a gidecek. Bu uydular, şimdiye kadarki ilk gezegenlerarası “cubesat” uyduları olacaklar. Araştırma aracı ayrıca, isimlerini Mars’a göndermek üzere kayıt olan 2.4 milyon uzay hayranının ismini içeren bir çip de taşıyor. Bunların arasında, Uzay Yolu dizisinin Kaptan Kirk’ü William Shatner da yer alıyor.

Mars’ın yaşamsal işaretlerini yakalamak

NASA yetkilileri InSight’ı, çok uzun süredir geciken bir muayeneyi gerçekleştiren bir doktora benzetiyorlar. (InSight isminin açılımı ise şöyle: Sismik İncelemeler, Yerölçümü ve Isı Nakli kullanılan İç Kısım Keşfi).

Enerjisini güneşten alan uzay aracı, örneğin Mars’ın sıcaklığını ölçmek için, kızıl toprağın yaklaşık 4.9 metre altına inecek olan bir ısı sondası kullanacak. InSight ayrıca, Mars’taki depremlerin, çarpan göktaşlarının ve diğer olayların sebep olduğu titreşimleri tespit ederek, gezegenin nabzını takip edecek ve bunların hepsini, İç Kısım Yapısı Sismik Deneyi (SEIS) adı verilen, ultrahassas bir sismometre (depremölçer) kullanarak gerçekleştirecek.

“Ultrahassas” kelimesi abartı değil: Görev ekibi üyelerinin söylediğine göre SEIS, bir hidrojen atomundan daha küçük olan titreşimleri tespit edebilecek. Bu nedenle aracın havasız bir odada durması gerekiyor. Bu sayede aracın gözlemleri, çevredeki gürültülerden etkilenmeyecek.

NASA’nın InSight aracını Mars’ta gösteren sanatçı çizimi. NASA/JPL-Caltech

InSight, uzay aracının robot kolunu kullanarak SEIS’i doğrudan zemine yerleştirecek ve sonra, rüzgarı ve neme sebep olan sıcaklık değişimlerini engellemek amacıyla SEIS’in üzerine bir siper yerleştirecek. Bu durum, görevde gerçekleştirilecek bir başka ilk olma özelliğini taşıyor: Diğer Mars robotları genelde bilimsel gereçlerini kendilerine yakın tutmuşlardı ve hiçbiri, kollarını bu şekilde kullanarak bir alet yerleştirmemişti.

NASA’nın Kaliforniya eyaletinin Pasadena şehrindeki Jet İtiş Laboratuvarında (JPL) InSight uçuş sistemi yöneticisi olan Chick Scott, Space.com’a konuşarak, “Bu ilk defa gerçekleşen bir olay, bu yüzden sürekli kaygı içindeyiz” diyor.

Ancak Scott, InSight takımının, kilometretaşı niteliğindeki görev için Dünya üzerinde “son derece fazla miktarda deneme” gerçekleştirdiğini, bu yüzden takımın boş yere endişelendiğini ekliyor.

SEIS ve ısı sondası (Isı Akışı ve Fiziksel Özellikler Paketi [HP3] olarak biliniyor), InSight’ın temel bilimsel araçlarını oluşturuyor. Ancak görevde, aracın iletişim teçhizatı kullanılarak bir başka deney gerçekleştirilecek.

Kızıl Gezegen’in yüzeyinde InSight’ın İç Kısım Yapısı Sismik Deneyi (SEIS) aracını gösteren sanatçı çizimi. NASA TV/JPL-Caltech

Bilim insanları, Dönme ve İç Yapı Deneyi (RISE) olarak bilinen bu araştırmada, InSight’ın konumunu hassas şekilde (0.3 metrelik bir aralıkta) takip edecekler. Takım üyeleri, bu çalışmayla birlikte Mars’ın dönme eksenindeki küçük sallantıları tespit edebilecekler ve böylelikle, gezegenin çekirdeği hakkında, boyutu da dahil olmak üzere kilit bilgiler ortaya çıkaracak.

HP3 ve SEIS verilerinin tahlil edilmesi, gezegenin kabuk kalınlığı ve Mars’ın manto bölgesinin yapısı ile dinamikleri de dahil olmak üzere, Mars’ın iç yapısına ışık tutulmasını sağlayacak. Görevin takım üyelerinin söylediği üzere, bu bilgiler hep beraber değerlendirildiği zaman, araştırmacıların kayalık gezegenlerin nasıl oluştuğunu ve evrimleştiğini daha iyi anlamalarına yardımcı olacak.

Kendi gezegenimize bakarak bu bilgileri elde edemiyoruz çünkü Dünya’nın iç kısmı hiddetli olduğundan, uzun süre önce gerçekleşen olayların izleri silinmiş. Uzun süredir ölü olan Ay, böyle bilgileri muhafaza ediyor ancak doğal uydumuz, Dünya’dan çok daha küçük olduğu için, çok eski zamanlarda her birinin içerisinde gerçekleşen süreçler çok farklı, diyor JPL’deki InSight baş araştırmacısı Bruce Banerdt.

“Bu sebeple Mars, eşsiz bir fırsata benziyor. Ona Goldilocks gezegeni diyoruz; çok büyük değil, çok küçük de değil, tam olması gerektiği gibi” diyor Banerdt, Perşembe günkü haber toplantısında.

“Kendisi aslında, Dünya’da olduğu gibi gezegensel farklılaşma süreçlerinden geçti” diye ekliyor. “Fakat meydana geldikten sonraki belki 20 ila 50 milyon yılda, bir nevi durdu. Yüzeyde meydana gelen pek çok yer olayı var, fakat bu ilk süreçlere ait olan tüm bu parmak izleri, hâlâ iç kısmın derinliklerinde duruyor. İşte bu nedenle gidip, iç kısmın derinliklerindeki temel özellikleri ölçmek istiyoruz.”

Green, görevden elde edilecek verilen, gelecekte Mars üzerinde yapılacak insanlı keşifler için de faydalı olabileceğini söylüyor. “Mars depremlere ne kadar yatkın? İnsanlar olarak Mars’ı keşfetmeden önce bilmemiz gereken temel bilgi bu.”

Green, HP3 verilerinin ayrıca sıcaklık farklılıklarını da ortaya çıkarabileceğini ve insanların bunu kullanarak yaşam alanlarını ısıtabileceklerini ekliyor.

“Bu görev sadece gezegen biliminde değil, insan keşfinde de pek çok temel şeyi gerçekleştiriyor” diyor.

İki yıllık bir gecikme

InSight’ın esasında 2016 yılının Mart ayında fırlatılması gerekiyordu. NASA ve görev takımı bu tarihin öncesinde karar değiştirerek, fırlatışı, gezegenlerarası görevler için olağan bölge olan Florida’daki Cape Canaveral Hava Kuvvetleri İstasyonu yerine, Kaliforniya kıyısının merkezinden yapmaya karar verdi.

Doğu Kıyısından yapılan fırlatma, bu gibi görevler için belirgin bir üstünlük sunuyor: Roketler, “sağ” yöne dönen Dünya’nın dönüşüyle fazladan bir itiş kazanıyor. Ancak Cape Canaveral’ın 2016 yılının başlarında epey meşgul olacağı tahmin ediliyordu ve InSight takımı, yoğunluktan kaçınmak istedi. Bu yüzden Vandenberg’i seçtiler. Ayrıca görev takım üyelerinin söylediği üzere, InSight yeterince hafif ve Atlas V de yeterince güçlü olduğu için, Dünya’nın dönüşü meselesinin üstesinden geliyorlar.

Fırlatma dönemi kaçırıldığı zaman bile fırlatma bölgesinden vazgeçilmedi. Görev takımı, 2015 yılının sonlarında SEIS’in vakum odasında küçük bir sızıntı olduğunu tespit etti; Banerdt’in söylediğine göre sızıntı o kadar küçüktü ki, bu sızıntıyla bir araba lastiğindeki basıncın inç başına 1 lb. kadar düşmesi 50 yıl sürerdi.

Ancak SEIS’in hassaslık ihtiyacı o kadar büyüktü ki, takımın sızıntıyı onarması gerekmişti. Ayrıca, 2016 fırlatma dönemi bitmeden önce bunu düzgün şekilde yapamazlardı, bu yüzden InSight’ın kalkışı iki yıldan fazla süre ertelendi. (Mars ve Dünya, gezegenler arası görevler için her 26 ayda sadece bir kez uygun hizaya geliyor.)

NASA yetkililerinin 2016 yılında söylediğine göre, tamir ve gecikme masrafı, görevin fiyat etiketine 154 milyon ABD doları ekledi. NASA yetkililerine göre Birleşik Devletler’in görevdeki yatırımı şimdi 814 milyon dolar ve bunun yaklaşık 163 milyon doları, fırlatma hizmetlerine gidiyor.

Fransa ve Almanya, çoğunlukla SEIS ve HP3’ün geliştirilmesi için olmak üzere 180 milyon dolarlık ilave bir katkı yapmış. Fransa uzay kurumu CNES, görev için SEIS’i temin etmiş, Almanya uzay kurumu DLR ise HP3’ü yapmış.

NASA ve JPL, bu iki cubesat uydusu için 18.5 milyon dolarlık başka bir meblağ sökülmüş. İkili, resmî olarak MarCO-A ve MarCO-B şeklinde biliniyor (“MarCO”, “Mars Cube One”ın kısaltması), ancak geliştiriciler, onlara Wall-E ve Eva lakaplarını takmış. Bunun sebebi, cubesat uydularının itiş sisteminin, pek çok yangın söndürücüde kullanılan itici olan sıkıştırılmış R236FA gazını kullanması; ayrıca 2008 tarihli “Wall-E” filminde, filme ismini veren ve çöp sıkıştıran robot, bir yangın söndürücü kullanarak uzayda uçmasıyla biliniyor. (Eva ise filmde Wall-E’nin arkadaşıydı.)

Wall-E ile Eva (cubesat uyduları), bir ıspat göreviyle yükümlüler. Günümüze kadar Dünya’nın yakınından ayrılmayan cubesat uydularının, diğer gezegenlere seyahat edebileceklerini gösterecekler. Plana göre InSight aracı, çok önemli olan giriş, iniş ve konma (EDL) sırasını gerçekleştirmek üzere gezegene ulaşırken, iki küçük uydunun da uçarak Mars’tan geçmesi gerekiyor. Wall-E ve Eva, araçtan aldıkları EDL verilerini, Dünya üzerindeki kontrolcülere göndermeye çalışacak ancak cubesat uyduları bunu başaramazsa, InSight için değişen bir şey olmayacak. Bu durumda o işi, NASA’nın Mars Yörünge Keşif Aracı yapacak.

MarCO takım üyeleri, Mars’ta gerçekleştirilecek alçak uçuştan sonraki birkaç hafta içinde Wall-E ve Eva’nın sağlık durumlarını değerlendirecekler ve böylece cubesat uydularının görevi son bulacak.

Elbette InSight, bu noktada işe daha yeni başlıyor olacak; aracın birincil bilim görevinin 24 Kasım 2020’ye dek sürmesi tasarlandı.

Mars hâlâ zorlu

358 kilogram ağırlığındaki InSight’ın ana gövdesi büyük oranda, 2008 yılının Mayıs ayında Mars’ın kuzey kutbu yakınlarına konan NASA’nın Phoenix aracına dayanıyor (Phoenix, inişten kısa bir süre sonra yüzeyin hemen altında su buzu bulmuştu). InSight ayrıca Phoenix’in iniş yöntemini de kullanacak. Bu iniş yöntemi, Kızıl Gezegene yumuşak ve güvenli bir iniş yapacak kadar yavaşlamak amacıyla paraşütlerin ve motor ateşlemelerinin kullanılmasına dayanıyor. Çok daha ağır olan Curiosity uzay aracında ise durum böyle olmamıştı ve araç, paraşütlerin yanısıra gücünü roketlerden alan bir “hava vinci”ne bağlı kablolarla yüzeye indirilmişti.

Ayrıca InSight’ın havacılık elektroniği ve diğer elektronik kısımları da, Kızıl Gezegen’in etrafında 2014 yılının Eylül ayından beri dönen NASA’nın Mars Atmosfer ve Uçucu Evrimi (MAVEN) yörünge aracından alınmış.

Bu gibi miras donanımların kullanılması, paradan tasarruf yapmanın ve tehlikeyi azaltmanın bir yöntemi niteliğinde. Ayrıca, NASA her ne kadar son zamanlarda uzun bir başarı öyküsü sergilemiş olsa da, Mars görevleri hâlâ tehlikeli. Hâlâ işleyen bu altı görevlik güvenli varış dizisi, Kızıl Gezegen’e 2001 yılının Ekim ayında ulaşan Mars Odyssey yörünge aracından başlayıp, MAVEN’in yörüngeye sokulmasıyla devam ediyor.

Uzay aracını NASA için üreten havacılık şirketi Lockheed Martin’de EDL müdürü ve ayrıca InSight vekil program müdürü olan Tim Linn, “Mars zor” diyor.

“Bu, yaptığımız en müthiş işlerden biri ancak yine de çok zor” diyor Linn, Space.com sitesine.

Space

Yazının Kaynağı

Related Posts

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Herşeyolog