Her Hafta 1 Filozof

Felsefenin Tesellisi – Boethius

Hapiste idam cezanızı bekliyor olsanız ne yapardınız? Muhakkak bir teselli arardınız. Ama o teselli muhtemelen Boethius’unki gibi olmazdı.

Boethius ölüm cezasını beklerken tesellisini felsefede buldu. Kendisinin en popüler kitabı olan Felsefenin Tesellisi bu sırada oluştu.

Boethius, iyi ve zengin bir aileden gelen bir çevirmen ve aynı zaman da siyasetçiydi. Dönemin kralı tarafından konsül makamına kadar getirildi. Ancak bu sırada kendisinin kral Teoderik’e komplo kurmak ile suçlanarak idam cezasın çarptırıldı.

Yakında öleceğini bilen Boethius da Seneca ve Cicero gibi felsefenin soyut düşünmenin yanında kişisel gelişime de katkısı olması gerektiğini düşünüyordu. Hapisane kaçınılmaz sonu bekleyip kendisine acırken yukarıdan onu izleyen bir kadın fark etti. Kadın normal bir boyda iken bir anda gökyüzüne kadar yükselen bir boya ulaştı. Yırtık pırtık giysileri vardı. Bir elinde hükümdar asası, diğer elinde de kitaplar vardı. Bu kadın felsefenin ta kendisiydi.

Kadın Boethius’a nasihatler vererek onun kendisine gelmesini söylüyordu. Hayatın çarkının çok değişken olduğunu, kralın bile bir anda yoksul bir insan olabileceğini söylüyordu. Aynı Stoacılar gibi elinde olmayan durumların derdine düşmenin bir faydası yoktu. Yapılacak tek şey geçici şeylerde mutluluğu aramamaktı. Mutlululuğun şartı yalnızca kalıcı şeylere bağlanmalıydı.

Felsefe der ki: Hiçbir şey kendi içinde kötü değildir; her şey onun hakkında nasıl düşündüğümüze bağlıdır. Mutluluk dünyanın değil, aklın bir durumudur; Epiktetus’un (Stoacıların babası) kendisininmiş gibi kabul edebileceği bir düşünce…

Boethius bu söz karşısında mutluluğu nerede arayacağını sorar ve Felsefe ona “Tanrı ve iyilik” olarak cevap verir. Ancak bu noktada birçok inananın kafasını kurcalayan sorular Boethius’un aklında da dolaşıyordu. Tanrı mükemmeldi. Bizim yaptığımız her şeyi henüz biz yapmadan biliyordu. Bu cümlenin devam edip etmeyeceğini ben daha karar vermeden o biliyordu. O halde özgür iradeden bahsetmek mümkün müydü? Eğer özgür irade yoksa benim cennete gidip gitmeyeceğime Tanrı karar veriyordu. Peki, bu ne kadar adildi?

Burada Felsefe kadını cevap olarak Tanrı’nın zamansız olduğunu söyler. Yani sen yine kendi seçimlerimizi yapıyoruz, ancak Tanrı bu seçimleri zamansız düzen içinde görebiliyor. Biz ölümlüler olayları ardışık olarak görürüz. Tanrı ise dünü, bugünü ve yarını aynı anda görür.

 

Haftaya Machiavelli hakkında konuşacağız.

*Nigel Warburton’dan Flesefenin Kısa Tarihi kitabını okumanızı tavsiye ederiz. Yazıda kitaptan oldukça alıntı yer almaktadır.

Related Posts

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Herşeyolog