İnsanlık Tarihi'ne Mitlerle Bakış Mit Yazı Dizisi Yazı Dizisi

Atamız Afrika’dan mı, yoksa Mu ve Atlantis’ten mi?

mu-atlantisAslında uzun bir hikaye insanlığın hikayesi, daha doğrusu görece uzun. Kozmik yıl fenomenine göre evrenin yaşını 1 yıla eşitlersek insanoğlunun varlığı sadece yılın nedeyse son 2 dakikasına denk geliyor. Evrene göre kısa bize göre bu kocaman sürenin tarihini tam olarak tutamamışız. Hala geçmişimiz hakkında soru işaretlerimiz çok büyük. Bir takım varsayımlarımız var ama kesin kanıtlarımız yok.

Eldeki en geçerli deliller insanlığın bundan yaklaşık 200.000 yıl önce Afrika’da başlayıp yayıldığını gösteriyor. Ama daha çekici ve cazibeli hikaye ise biraz daha farklı. İşin içine biraz daha fazla mit katıldığı için bana daha keyifli geliyor 🙂

Hikayemiz tam olarak Sirius İkili Yıldız Sistemi’ndeki yıldız patlamasının yaklaşması ile başlıyor. Bu yıldız sisteminde henüz keşfedemediğimiz ancak rivayetlerde var olan bir gezegende yaşayan insan öncüleri patlama yaklaşınca kendisine yuva arıyor ve bu yuva olarak da yakındaki yıldız sistemi olan Güneş Sistemi’ni seçiyor. Bu sistemde de Goldilocks Kuşağı’nda yer alan Dünya gezegeni yerleşim olarak seçiliyor.

İnsan öncüleri Sirius’dan Dünya’ya geldiklerinde ilk olarak Mu Kıtası’nda medeniyet kuruyorlar. Bu medeniyetten ayrılan ilk koloni Atlantis oluyor. Birden bire oğul babaya karşı geliyor ve güç savaşları ortaya çıkıyor. Hangi taraftır bilinmez ama bir taraf karanlık tarafa hizmet etmeye başlıyor. Aslında Star Wars karanlık taraf tam olarak insanlığın bu dakikalarında vuku buluyor.

İnsanlığın gerçekte benliğinde olan telepati, uçma ve telekinezi gibi güçler günümüz insanlığında bastırılmış durumda olduğundan bizim için birer süper güç. Ancak bahsettiğimiz bu dönemde bu özellikler sıradan insan özelliği. Tabii ki bu süper güçlere sahip olmak onu bencilce kullanma noktasında insanoğlunu bir sınavdan geçiriyor ve işte bu şekilde tam da Star Wars’ta olduğu gibi karanlık tarafa geçiş başlıyor. Ben merkezli olarak gücü kendi adına kullanma…

Bundan sonra gücün iyi ve kötü yanları arasında mücadele başlıyor. Bu mücadele sırasında sahip olunan güçlerin beraberinde getirdiği şu an için hayal bile edilmeyen yüksek teknoloji çok etkin bir şekilde kullanılıyor. Belki de kullanılan bir nükleer silah nedeniyle Mu Kıtası batıyor ve kurtulanlar koloniler olarak Mısırlılar, Mayalar, İnkalar gibi kültürler oluşturup hayatlarına devam ediyorlar. Bu kültürlerdeki bilimsel olarak açıklanamayan ama keşfedildikçe hayranlık uyandıran tüm kültürel birikimin Siriuslu insan öncülerine dayandığı hikayesi oldukça gizemli 🙂

Bu yazı konunun özetiydi. Daha ince detaylarla yazı dizisi olarak devam edecek. Gizem, mit, teori üretme, insanlık tarihi ve hayal gücü etiketlerine sahipseniz bu yazı dizisini takip edin 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Herşeyolog